Hamilelikte alınan kiloları vermek

Hamilelikte alınan kiloları vermek

Hamilelikde kilo vermek

Bir çok kadın hamilelik süreci içinde ne kadar dikkat ederse etsin fazladan bir kaç kilo alır ve bu normaldir. Bazı istisnalar olsa da sonuç genellikle değişmez, her hamilelik anneye bir kaç kiloluk bir anı bırakmakdan çekinmez.

Bu durumun abartılı olması da mümkün. Hamileliğinin sonunda aldığı kilolar 30’u geçenler bile oluyor.

Evet işin kötü yanı hamilelikte alınan bu kilolar kolay kolay verilemiyor. Bu durumun bedensel, ruhsal, hatta sağlık sorunları ile ilişkili sebepleri var…

Hipotiroidiye Dikkat Edin!

Bunlardan biri (belki de birincisi) tiroid yetmezliği, yani hipotiroididir. Hamilelik ve sonrasında tiroid bezi iltihaplarına yakalanma sıklığı artıyor.

Diğer taraftan hamilelik ve sonrasında karşılaşılan tiroiditler çoğu zaman ağrı, yutma güçlüğü, ateş, vs gibi belirtilere de yol açmıyor.

Bu sebeple de zaten tıp literatüründe “sessiz tiroidit” adıyla tanımlanıyor. Hamilelik sürecinde tiroidit sorununun sıklaşmasının birden çok sebebi var.

Bunların en başında da hamileliğin yaptığı bedensel ve ruhsal fırtınalar geliyor. Hamilelik kadın vücudunda çok önemli metabolik, ruhsal, hormonal ve bağışıksal değişikliklere yol açıyor.

Kadınlarda zaten hassas olan bağışıklık sistemi eğer bu fırtınalara direnemezse “otoimmün tiroidit” olarak bilinen tiroid bezi zararlanmaları ortaya çıkıyor. Bu zararlanmalar tiroid bezinin hormon üretimini aksattığından yavaş seyreden, sinsi, sessiz ve derinden giden, bu nedenle de gözden kolayca kaçan tiroiditlerle hamilelik ve doğum sonrası dönemde daha sık karşılaşılıyor.

İşte bu nedenle doğum sonrası kilolarını vermekte zorlanan hamilelerde tiroid fonksiyonlarını dikkatle araştırmak gerekiyor.

Depresyon ve Diyabet

Hamilelik sonrasında bazı kadınların yaşadığı depresyon sorunu da kilo almanın bir başka nedeni olarak gösteriliyor. Hamilelik sonrası depresyon bazen hipotiroidi ile birlikte de olabiliyor.

Ayrıca gizli diyabeti olan annelerde hamilelik diyabeti ortaya çıkabiliyor. Bu durumda da kilo dengesini korumak problem haline gelebiliyor.

Doğum sonrası annenin üstlendiği ikinci ve çok önemli bir görev de çocuğu emzirmektir. Bebeği besleme telaşı çoğu annede gereğinden fazla yiyip içmeye, daha çok süt üretebilmek için daha yüksek kalorili besinler tüketmeye neden oluyor.

Yüksek kalori alımının doğal sonucu olarak da kilo alımı çoğu zaman hamilelik sonrasında da devam ediyor. Bu duruma annenin bebek bakımı nedeniyle uykusuz geçirdiği geceler, aktivite ve egzersiz imkânlarının sınırlanması gibi nedenler de eklenince kilo sorunu yaşamak doğal hale geliyor.

Ne yapılmadı önerilir?

Hamilelik veya emzirme döneminde alınan birkaç kiloyu çok önemsememek lazım. Özellikle sağlıklı bir hamileyseniz ya da emziren bir anneyseniz birkaç kiloluk fazlalıkları dert etmemenizde yarar var.

Eğer sorunun bir sağlık problemi haline dönüştüğünü, özellikle hamilelik sonrasında sahip olduğunuz kilonun hamileliğin başındaki kilonuzdan yüzde 10-15’den daha fazla olduğunu belirlerseniz önlem almanız zorunludur.

Hamilelik kilolarının çözülmesi altta yatan sağlık sorunlarının çözümlenmesini de gerektirdiği için basit diyet önlemleriyle pek sonuç alınamaz. Bu nedenle çoğu annede ciddi bir tıbbi değerlendirme de gerekir.

FaceBook ta paylaş Digg

Diğer Yazılar :

Kilo vermek

Kilo vermenin artık estetik bir sorundan çok yaşamsal bir gereklilik olduğunu vurgulayan uzmanlar uyarıyor: Fazla kilo şeker, yüksek tansiyon ve kalp krizinin yanında kansere yakalanma riskini de arttırıyor.
Yapılan bilimsel araştırmalara göre 5 kilo verilmesinin ardından; şeker hastalığı oluşma olasılığı % 50 azalırken kişinin ömrü 3-4 yıl uzuyor. 10 kilo verilmesi durumunda ise kansere bağlı ölüm

Karın Bölgesi İnceltme

Ne olur, yiyin!
Tartının gösterdiği rakamın düşmesini istiyorsanız, yemeniz ve daha fazla olmak koşuluyla egzersiz yapmanız gerekir. Her gün kullandığınız kalorinin %10 ilâ 30’u, yediklerinizi sindirirken yakılır. Bu çok hoş! Çünkü yeme arzumuzu karşılarken, aslında kalorilerimizi yakıyoruz. Ancak tüm gıdalar, aynı şekilde yaratılmamıştır. Vücudunuz proteini sindirmek için (tüketilen 100 birimden yaklaşık 25’i yakılır) yağ ve karbonhidratları

Sibirya Ginsengi

Önerilen hastalıklar: Hafızayı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Zihinsel olarak yoğun çalışan kişilerin kullanması uygun görülmüştür. Stres durumunda da yararlıdır. Rusya’da yapılan çalışmalar, Sibirya ginsenginin vücudun dayanıklılığını ve enerjisini artırdığını ortaya çıkarmıştır. Çernobil faciasından sonra radyasyonun etkisini azaltmak için çevre halkına Sibirya ginsengi verilmiştir.
Kalp hastalığı olanların doktor kontrolünde kullanmaları gerekir. Uyarıcı ve güçlendirici etkisi

Konular :

bağışıklık sistemi - egzersiz - emzirme - Hamilelik - kalori - Kilo sorunu - tiroid -

0 cevap yazılmış!

  • Henüz yorum yok.

Yorum Bırak

Diğer Siteler

zayiflama




Son Yazılar

Mucize Besinler

Sağlık için hiçbir besin tek başına mucize yaratmaz, hiçbir besin ise tek başına suçlu değildir. Bu sözü yıllardır her fırsatta kullanırım, benim beslenmeye bakış açımı en güzel özetleyen cümle budur. Hiçbir besini iyi ve ya kötü diye sınıflandıra-mayız. Doğada bulunan tüm besinlerin farklı etkileri ve iyiliklerini öğrenmek ve genel beslenme içinde yer vermek en doğru

Sebze Faydaları

Sebze ve meyveler ne kadar çiğ ve taze yenirse faydaları da o kadar çok oluyor.
Demir yönünden zengin olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içeriyor. Biberde bulunan bol beta karoten ve C, P, K vitaminleri mideyi kuvvetlendiriyor. A vitamini ve fosfor kaynağı patlıcan sinirlere iyi geliyor, kalp çarpıntısını gideriyor. Sadece lahana çeşitlerinde bulunan

İbrahim Saraçoğlu Bademcik İçin Bitkisel Formül

İbrahim saraçoğlu bademcik için bitkisel formül açıkladı.Bizde  siz okurlarımız için önermiş olduğu bu kürü sizlerle paylaşmaktayız.
İşte ibrahim Saracoğlu’ndan bademcik için bitkisel kür:
Kaynamakta olan 1 su bardağı dolusu su içerisine 4-5 gram adaçayını ve 2 adet ebegümeci yaprağını ilave ederek, 10 dakika boyunca kısık ateşte ağzı kapalı olarak kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra çayı süzünüz. Soğuduktan

Çıban İçin Pratik Bitkisel Çözüm

Ahmet marankiden çıban için pratik çözümler açıkladı .Bu çözümler sayesinde çıbanızdan kurtula bilcek siniz.
* Karaboynuzotu tohumları un haline gelene dek dövülür. Bu unla yapılacak lapa ile çıbanın üstünü örtülerek sarılır.
* Ketentohumu dövüldükten sonra balla karıştırılır. Bu şekilde elde edilen lapa ise yukarıdaki karaboynuzotu tohumu ile yapılan lapanın yerine geçer.
* Kudretnarı yağı günde 2 defa çıbanların