kan şekeri

kan şekeri

Kan şekeri, insan vücudunda hassasiyet gösterilen düzenlemelerden bir tanesidir. Belirli hastalıkların takibinde son derece önemli bir kriteridir. Düşük olması da yüksek olması da sağlık sorunlarına neden olabilir. Ancak günümüzde daha çok Kan şekeri yüksekliği ciddi bir sorundur.

Kan şekeri nedir?

Kan şekeri vücudu dolaşan kan aracılığı ile tüm hücrelerin kullanımına sunulan enerji verici bir maddedir; bu madde glikoz olduğu için, Kan şekeri yerine kan glikozu tabiri de sıklıkla kullanılır. Normal değerleri 70-110 (mg/dl) arasındadır. Düşmesine hipoglisemi, yükselmesine hiperglisemi denir. Kan şekeri niçin önemlidir?

İnsan vücudundaki tüm hücreler yaşamlarını devam ettirebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Enerjinin bittiği yerde önce hücre yaşamı sonra da o hücrenin ait olduğu canlının yaşamı sona erer. Vücudumuz sadece şekerden değil, yağlardan ve proteinlerden de enerji elde edebilir. Ancak birkaç nedenle enerji kaynağı olarak Kan şekeri çok önemlidir;

• Bazı hücrelerimiz enerji kaynağı olarak sadece glikozu kullanabilir ve daima kanda belirli miktarda glikoz bulunmasını arzu ederler. Bu hücrelerin başında sinir hücrelerimiz (yaklaşık 1 trilyon), oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerimiz (yaklaşık 25 trilyon), erkek üreme hücreleri (spermler) gelir. Kan şekerimiz düştüğünde ortaya çıkan bayılmanın asıl nedeni sinir hücrelerinin kandan yeterince şeker alamaması ve ihtiyaç duydukları enerjiyi elde edememesidir. Böylece düzgün çalışamazlar ve vücudu yönetmede zaafiyet ortaya çıkar, kişi bayılır.

• Vücudumuzda en çok enerji tüketen hücreler bizi hareket ettiren kas hücreleridir. Ağırlık olarak yaklaşık vücudumuzun yarısını oluştururlar. Bu hücreler tüm kaynaklardan enerji elde edebilmelerine rağmen, mümkünse glikozu tercih ederler. Bir otomobil ile benzerlik kurmayı denersek; glikoz süper benzin, yağlar ise normal benzin gibidir.

• Vücudumuz ve özellikle kaslarımız, hızla ve çok fazla enerji üretmeye ihtiyaç duyduğunda (ör. koşma- kaçma, spor yapma vs.) glikozdan çok daha hızlı bir şekilde enerji elde edebilir. Yani süper benzin örneğinde olduğu gibi glikoz yağlardan daha kolay ve daha hızlı yakılır ve daha çabuk, daha çok enerji ortaya çıkabilir. Yağların yakılması ve enerjinin ortaya çıkarılması biraz daha uzun zaman alır.

Kan şekeri nasıl ayarlanır?

Vücudumuzda Kan şekerini ayarlayan hormonlar vardır. Bunlardan en önemlileri; yükselmesini önleyen ve Kan şekerini düşüren insülin, ikincisi düşmesini önleyen ve Kan şekerini yükselten glukagon hormonları…ayrıca glukagona yardım eden ve özel durumlarda salınan kortizol ve adrenalin de Kan şekerini yükseltir.

Niçin Açlık Kan şekeri ölçülür?

Yemeklerden sonra Kan şekeriniz geçici süreliğine normalin üzerine çıkabilir ve Kan şekeriniz yediğiniz yemeğin karbonhidrat içeriğine göre ciddi değişkenlik gösterir. Ancak insülin gerekli miktarda salgılanarak, bu yüksekliği düzeltir. Belirli bir süre açlıktan sonra ise Kan şekerinizin normal olmaması için bir neden kalmaz. Böylece açlık durumunda ölçülen şeker düzeyinin hem düşük hem yüksek olması anormallik olarak kabul edilir. Kan şekerinin ayarlanmasında en önemli organlar hangileridir?

Kan şekeri ayarlanmasında yukarıdaki iki hormonu salgılayan pankreas ile bir şeker deposu (ya da süngeri) olarak çalışan karaciğer en önemli organlardır. Karaciğer insülinin getirdiği mesaj ile kandan glikozu toplar (emer) ve depo eder, böylece Kan şekeri düşer. Glukagon ise karaciğere depo ettiği glikozu kana verdirtir; eğer yeterince depo glikoz yoksa ürettirir ve Kan şekerini yükseltir.

Kan şekeri yüksekliği ne demektir?

Kan şekeriniz örneğin 120 (mg/dl) ise ve size bir hastalık teşhisi konmamışsa, bu bir sorun olmadığı anlamına gelmez. Kan şekeri yüksekliği kabaca (en sık karşılaşılan) iki ana problemden birinin habercisi olabilir. Ya insülin salgısı yeterli değildir, ya da özellikle karaciğeriniz salgılanan insüline cevap olarak kandan glikozu uzaklaştıramıyor ve içinde depo edemiyordur (sünger gibi ememiyordur). Anlaşılacağı üzere iki durum da şeker hastalığını çağrıştırmaktadır.

Yeterince insülin salgınız olmasına rağmen özellikle karaciğerin insülinin getirdiği mesaja sağır olması durumu “insülin rezistansı” olarak bilinir ve pekçok hastalığın kapısını aralayabilir. Yüksek Kan şekeri, zararlıdır ve vücudunuzdaki pekçok hücreyi adeta “oksitleyerek” hasara uğratır. Bu hasarı en çok damarlarımızda yapar ve kan basıncı yükselmesine neden olur. Ayrıca insülin salgılayan pankreasın da zamanla yorulmasına ve daha da az insülin salgılamasına neden olur.

Tamamen sağlıklı olsanız bile Kan şekerinize daima dikkat etmelisiniz. Az miktarda yüksekliği bile ileride hastalığa neden olabilir. Peki bu durumda olan bir insan ne yapabilir? Yapılacak en iyi iş, zayıflamaktır. Az miktarda kilo vermek bile (eğer mümkünse göbek çevresinden) karaciğerin insüline olan sağırlığını azaltmada son derece etkindir. Eğer zaten zayıf iseniz o zaman biraz egzersiz yapmayı denemelisiniz. Ayrıca diyetinize dikkat etmeniz ve dengeli-düzenli-yeterli beslenmeniz de size yardımcı olur. Şu noktayı sakın unutmayın; karbonhidrat yemeyerek ya da az karbonhidrat yiyerek (Atkinson diyeti gibi) Kan şekeri sorununuzu çözemessiniz. Önemli olan alınan kalorinin kaynağından ziyade ne kadar kalori alındığıdır. Sağlıklı günler dileği ile…

Kan şekeri düşüklüğü

Kan şekeri düşüklüğü nedir?

Herhangi bir nedenle vücutta glikoz eksildiği zaman ortaya çıkan belirtilerdir.

Kan şekeri düşmesinin nedenleri nelerdir?

• Şeker hastalığı tedavisine bağlı
• Uzun egzersizler sonrası
• Uzun süre aç kalma
• Barsak ameliyatı geçirenlerde yemek sonrası

Kan şekeri aniden düştüğünde hangi belirtiler görülür?

• Korku
• Terleme
• Hızlı nabız
• Titreme
• Aniden acıkma
• Yorgunluk
• Bulantı

Kan şekeri düşüklüğü yavaş ve uzun sürede oluşursa hangi belirtiler görülür?

• Baş ağrısı
• Görme bozukluğu
• Uyuşukluk
• Zayıflık
• Konuşma güçlüğü
• Kafa karışıklığı
• Sarsıntı ve şuur kaybı

Kan şekeri düşmesinde ilkyardım nasıl olmalıdır?

• Hastanın ABC’si değerlendirilir ,
• Hastanın bilinci yerinde ve kusmuyorsa ağızdan şeker, şekerli içecekler verilir, fazla şekerin bir zararı olmaz (Ayrıca belirtiler fazla şekerden meydana gelmiş ise bile fazladan şeker verilmesi, hastanın düşük Kan şekeri düzeyinde kalmasından daha az zararlı olacaktır. Çünkü düşük Kan şekeri, beyinde ve diğer hayati organlarda kalıcı zararlara neden olabilir.),
• 15-20 dakikada belirtiler geçmiyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi için yardım çağırılır ,
• Hastanın bilinci yerinde değilse koma pozisyonu verilerek tıbbi yardım çağırılır

Kan şekerini belirleyen nedir ?

Bir öğünü takiben kana geçen glikoz miktarı ile bu şekerin kandan uzaklaştırılma hızı arasındaki denge Kan şekeri düzeyini belirler. Glikozu kandan uzaklaştıran en etkili mekanizma pankreastan salgılanan insülin hormonunun özellikle kas ve yağ dokusuna fazla glikozu sokmasıdır. Diyette Kan şekerini belirleyen en önemli komponent elbette karbonhidratlar (şekerler)ıdır. Ancak yağlar da glikoz emilimini yavaşlatarak etki ederler. Proteinler de insülin salgısını artırarak glikozun kandan uzaklaştırılmasına yardım ederler.

Diyetteki karbonhidratların hem miktarı hem de tipi Kan şekerini etkiler. Böylece belirli gıdaların içerdikleri karbonhidrat miktarı ve tipine göre Kan şekerine etkileri farklıdır. Son dönemlerde gıdaların Kan şekerine etkilerine göre glisemik indekslerinden bahsedilmektedir.

Glisemik indeks tüketilen bir gıda ürününün içindeki karbonhidratlarının Kan şekeri üzerine olan etkisinin bir ölçüsüdür. Bazı gıdalar Kan şekerini hızla yükseltirken, diğerleri daha masum bir yükselmeye neden olurlar.

Bilimsel olarak bu indeks yenilen bir öğünden iki saat sonra Kan şekerinin düzeyi ile ilişkilidir. Referans değer beyaz un veya glikozun kendisidir. Örneğin, 100 gram beyaz un kaynaklı glikoz yendiğinde iki saat sonra ölçülen Kan şekeri %100 kabul edilir. İçinde 100 gram farklı türde karbonhidrat olan bir öğün yendiğinde Kan şekerini bu kritere göre ne kadar değiştirdiği gözlenir. Eğer örneğin %20 daha az yükseltiyorsa o öğünün ya da gıdanın glisemik indeksi %80ıdir. Yani Kan şekerini beyaz un veya glikozun kendisinden daha az (%20) yükseltiyordur. Bu nedenle temel olarak gerek diyabetli bireylerin gerekse sağlıklı yaşamak isteyenlerin glisemik indeksi düşük gıdalar yolu ile karbonhidrat almaya dikkat etmeleri yararlı olacaktır.

Aklınıza gelebilecek bir soru şu olabilir; madem Kan şekeri yüksekliği çok zararlı, o zaman diyetten tüm karbonhidratı çıkaralım ya da Atkinson doğru mu söylüyor? Bu sorunun tek ve kesin yanıtı hayırıdır. Çünkü Kan şekeri son derece önemlidir ve vücudun olmazsa olmazıdır. Zararlı olan onun yüksekliğidir. Vücudumuzdaki bir trilyon sinir hücresi, 25 trilyon kırmızı kan hücresi ve diğer bazı hücreler (üreme hücreleri, bazı böbrek hücreleri vs.) enerji üretmek ve yaşamak için Kan şekerine muhtaçtırlar. Bu nedenle Kan şekerimiz düştüğünde sinir hücrelerimiz iyi çalışamaz ve kişi bayılır.

Vücudumuzda Kan şekerini düşürmek için tek hormon varken (insülin) düşen Kan şekerini yükseltmek için ise en az dört hormona görev verilmiştir (glukagon, böbrek üstü bezi hormonları adrenalin ve glikokortikoidler ve büyüme hormonu). Bu nedenle kişinin günlük enerji gereksiniminin ortalama %45-65′i mutlaka karbonhidrat kaynaklı olmalıdır ve Kan şekeri asla normalin altına düşürülmemelidir.

Evde Kan şekeri ölçüm sıklığı ne olmalıdır?

Tip 1 diyabetik hastalarda Kan şekeri düzeyleri gün içinde önemli oynamalar gösterebilir. Bu nedenle Tip 1 diyabetik hastalar günde 4 kez ölçüm yapıp insülin dozu ve yemek planlarını bir önceki ölçüm sonuçlarına dayanarak ayarlamalıdır. Eğer normale çok yakın Kan şekeri düzeylerini hedefliyorsanız günde 4 ya da 5 kez ölçüm yapmanız gerekmektedir. Ölçüm saatleri her yemekten önce yatma saati ve en azından bazı günler gece yarısı olmalıdır. Çalışmalar günlük Kan şekeri ölçüm sayısı arttıkça Kan şekeri kontrolünün iyileştiğini ve günlük ölçüm sayısı 4′ün altına indiğinde de kötüleştiğini göstermiştir.

Tip 2 diyabetik hastalarda gün içindeki Kan şekeri oynamaları daha az olduğundan Tip 2 diyabetiklerin Tip 1 diyabetiklerin yaptığı sıklıkta kan şekeri ölçümü yapmaları genellikle gerekmez. Hap kullanmakta olan Tip 2 diyabetiklerin de insülin kullanan Tip 2 diyabetikler kadar sık kan şekerlerini ölçmeleri gerekmez. Bu hastalarda sık ölçüm yeni bir tedaviye geçildiğinde, doz ayarlaması yapıldığında ve önemli bir yaşam biçimi değişikliği olduğunda yapılmalıdır. Bu durumlarda günde en az iki kez ölçüm yapmak gereklidir. (Kahvaltıdan önce ve akşam yemeğinden önce veya yatma zamanı). Bunların kaydedilmesi sizin ve sizi izleyen sağlık ekibinin sizinle ilgili doğru kararlar vermesine yardımcı olacaktır. Eğer hap veya insülin kullanmayan bir Tip 2 diyabetli iseniz ve Kan şekeriniz kontrol altındaysa günde bir kez veya haftada 3-4 kez ölçüm yapmanız yeterli olacaktır. Her zamankinden daha ağır bir yemek veya fazla egzersiz benzeri durumlarda da ölçüm yapılmalıdır.

Bunun dışında ölçüm sıklığı elbette parmağınızı ne sıklıkta delmek istediğiniz, iş yaşamınızın ne ölçüde elverdiği ve maddi durumunuz gibi tıbbi olmayan faktörlere de bağlıdır. Elbette ki her ölçümün size zaman ve para olarak bir maliyeti vardır. Bazen kendinizi iyi hissetmeyebilir ve bunun nedeni hakkında size fikir verebilir. Örneğin uzun bir koşu veya yürüyüşten sonra terli olabilir ve titreme hissedebilirsiniz. Bu durum yorgunluktan veya Kan şekeri düşmesinden kaynaklanabilir. Eğer kan şekeri ölçümü yapmazsanız şekeriniz yüksek olduğu halde karbonhidrat alıp şekerinizin yükselmesine neden olabilirsiniz. Kan şekeri konusunda hislerinizden ziyade ölçümlere güvenin.

Ne zaman ölçüm yapılmalıdır?

Ne zaman ölçüm yapılması gerektiği de tıpkı ne sıklıkta ölçüm yapılması gerektiği gibi kişisel durumla ilişkilidir. İstediğiniz zaman ölçüm yapabilirsiniz ve bu bize sizin Kan şekeri kontrolünüzle ilgili değerli bilgiler verir.

Bununla birlikte kabul edilmiş standart test saatleri bulunmaktadır.

Bunlar:

- Kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeği öncesi veya çok yenilecek bir ara öğün öncesi
- Yatma vakti
- Kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeğinden iki saat sonra
- Gece yarısı 2-3

Bunun dışında ekstra ölçüm zamanları:
- Hastalığınızda
- Kan şekerinizin düşük olmasından kuşkulandığınızda
- Uzun yolda otomobil kullanmadan önce veya yolculuk sırasında
- Fiziksel aktivitenizin fazla olduğu zamanlarda
- Kan şekerinizde oynamalar olduğunda
- İlaç, diyet ve egzersiz planlarınızı değiştirdiğinizde
- Kilo alıp, verme durumunda
- Gebelikte veya gebelik planlıyorsanız
- Düşük Kan şekeri belirtilerini algılamadan problem varsa.

Kan şekeri hedefleri

Diyabetik bir hastanın Kan şekerinin yemeklerden önce 80-120 mg/dl, yatma zamanı ise 100-140 mg/dl olması hedeflenir. Bu hedeflere ulaşılması veya olabildiğince yaklaşılması hastalık kontrolünü kolaylaştırır komplikasyonların gelişmesini, önler. Bu hedeflerden uzak sonuçların elde edilmesi tedavide değişiklikler yapmayı gerektirir. Buna göre yemek miktarları, gıda çeşitleri, egzersiz süresi ve ağırlığı veya ilaç çeşitleri dozları veya uygulama saatlerinde değişiklikler yapılarak hedef değerlere yaklaşmaya çalışılır. Aslında hedef tüm diyabetli hastalarda aynıdır: kan şekerlerini diyabetli olmayan kişilerinkine olabildiğince yakın tutmak. Ancak bazı hastalar için bu hedef gerçekçi olmayabilir. Örneğin evde yalnız yaşayan yaşlı bir diyabetli için Kan şekerinin normalin altına düşmemesi yüksek kan şekerlerini önlemekten önce gelir. Bu nedenle sizi izleyen sağlık ekibi ile birlikte yaşam biçimi ve sağlık durumunuza göre kişisel Kan şekeri hedefleri belirlemek gereklidir. Gerçekçi olmayan hedefler belirlemek motivasyon kaybına neden olabilir.

Evde kan şekeri ölçüm sonuçlarını değerlendirme

Sonuçlar değerlendirilmeyecekse, yalnızca meraktan ölçüm yapılıyorsa Kan şekeri ölçmenin anlamı yoktur. Ölçüm değerleri mutlaka yazılı olarak kaydedilmeli ve saklanmalıdır. Hiç bir insanın belleği tüm sonuçları akılda tutacak kadar güçlü değildir. Bu nedenle sonuçların kaydedilmemesi bu çok değerli bilgilerin, harcanan zaman, emek ve paranın kaybolması anlamına gelir. Ölçümlerin kaydedilmesi için yaygın olarak bulunan kayıt ve izleme defterleri kolaylık sağlar. Basit bir kağıda ölçüm sonuçları tarih ve saatleri ile birlikte düzenli olarak yazılmalıdır. Bazen ölçümlerde hiç beklemediğimiz yüksek sonuçlar görebilirsiniz. Bunun neden kaynaklanmış olabileceğini düşünmeye çalışın. Örneğin son öğünde yediğiniz fazladan bir yiyecek buna sebep olmuş olabilir. Kan şekeriniz yüksek çıktığında kendinizi suçlamayın tam aksine önlem alma imkanınız doğduğu için sevinin. Bu sorunu nasıl çözeceğinize dair sizi izleyen sağlık ekibine danışmaktan çekinmeyin. Kan şekerinizi ölçtüğünüzde sizi hayal kırıklığına uğratan sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Görünürde hiçbir sebep olmamasına rağmen kan şekerleriniz yüksek olabilir. Asla umutsuzluğa kapılmayın. Kötü bir sonuç görmemek için Kan şekerini ölçmekten korkan hastalar sıklıkla görülür. Bu bir sorun karşısında başını kuma gömmekten farksız bir davranıştır.

Kaynak: http://www.kansekeri.com/

FaceBook ta paylaş Digg

Diğer Yazılar :

safra kesesi

Safra kesesi
safra kesesi
Karaciğerden salgılanan safranın toplandığı, karacigerin alt kısmında bulunan torba şeklinde bir organ-dır.Kesenin görevi, safrayı depolayıp, yoğunlaştırmak, ve gerekli aralıklarla oniki parmak barsağına (duodenuma) safra salgılamaktır.
safra kesesi iltihabı
safra kesesi taşlarının neden olduğu bir çeşit iltihaplanmadır. Tıp dilinde kolesistit denir. İki çeşidi vardır. – Müzmin safra kesesi iltihabı safra kesesi büzülür, gereği gibi çalışamaz hale

bitkisel zayıflama

ZAYIFLAMA YÖNTEMLERİ
OBEZITE
Tanım: Besinlerle alınan eneji miktarının, metobolizma ve fiziksel aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumlarada ortaya çıkar.
Obezitenin Nedenleri
1. Genetik yapı: Bu, kalıtımsal bir şişmanlıktır, aile yapısından kaynaklandığı için kişi şişmanlıktan kendini sorumlu tutmaz. Ancak yine de kilolarını kontrol altında tutmak için dengeli beslenerek kilo almamaya çalışmalıdır. Zira, kalıtımsal

şeker hastaları

Şeker hastalığı (ya da tıptaki adıyla Diabetes Mellitus), vücudumuzda insülin hormonunun hiç üretilememesine, vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar üretilememesi, ya da üretilen insülinin yeterince etki gösterememesine bağlı olarak ortaya çıkar. Toplumumuzun yaklaşık %6’sı şeker hastasıdır. İnsülin pankreas denilen midemizin arkasında yeralan bir organımızdan kan dolaşımına verilir. Normalde vücuda yemeklerle aldığımız besinler parçalanarak, vücudun başlıca yakıtı olan

düşük tansiyon

TANSİYON (DÜŞÜK TANSİYON)
Orta yaşlı ve sağlıklı bir kişide kan basıncı 130/80 mmHg (mm cıva basın­cı) arasındadır. Kalbin kasılarak kanı damarlara pompaladığı andaki (sistol) basınç büyük ya da sistolik kan basıncı, vücuttan dönen kanın kalbe dolduğu andaki (diyastol) basmç ise küçük ya da diyastolik kan basmcı olarak adlandırı­lır. Diyastol anında kan çoktan küçük çevrel (periferik) damarlara

Konular :

ameliyat - bayılma - Beyin - bulantı - egzersiz - gebelik - glikoz - hormonlar - hormonu - ilaç - insülin - kalori - karaciğer - karbonhidrat - karbonhidratlar - kaslar - koşu - protein - proteinler - Şeker hastalığı - sinir - tedavi - terleme - yorgunluk - yürüyüş -

0 cevap yazılmış!

  • Henüz yorum yok.

Yorum Bırak

Diğer Siteler

zayiflama




Son Yazılar

Mucize Besinler

Sağlık için hiçbir besin tek başına mucize yaratmaz, hiçbir besin ise tek başına suçlu değildir. Bu sözü yıllardır her fırsatta kullanırım, benim beslenmeye bakış açımı en güzel özetleyen cümle budur. Hiçbir besini iyi ve ya kötü diye sınıflandıra-mayız. Doğada bulunan tüm besinlerin farklı etkileri ve iyiliklerini öğrenmek ve genel beslenme içinde yer vermek en doğru

Sebze Faydaları

Sebze ve meyveler ne kadar çiğ ve taze yenirse faydaları da o kadar çok oluyor.
Demir yönünden zengin olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içeriyor. Biberde bulunan bol beta karoten ve C, P, K vitaminleri mideyi kuvvetlendiriyor. A vitamini ve fosfor kaynağı patlıcan sinirlere iyi geliyor, kalp çarpıntısını gideriyor. Sadece lahana çeşitlerinde bulunan

İbrahim Saraçoğlu Bademcik İçin Bitkisel Formül

İbrahim saraçoğlu bademcik için bitkisel formül açıkladı.Bizde  siz okurlarımız için önermiş olduğu bu kürü sizlerle paylaşmaktayız.
İşte ibrahim Saracoğlu’ndan bademcik için bitkisel kür:
Kaynamakta olan 1 su bardağı dolusu su içerisine 4-5 gram adaçayını ve 2 adet ebegümeci yaprağını ilave ederek, 10 dakika boyunca kısık ateşte ağzı kapalı olarak kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra çayı süzünüz. Soğuduktan

Çıban İçin Pratik Bitkisel Çözüm

Ahmet marankiden çıban için pratik çözümler açıkladı .Bu çözümler sayesinde çıbanızdan kurtula bilcek siniz.
* Karaboynuzotu tohumları un haline gelene dek dövülür. Bu unla yapılacak lapa ile çıbanın üstünü örtülerek sarılır.
* Ketentohumu dövüldükten sonra balla karıştırılır. Bu şekilde elde edilen lapa ise yukarıdaki karaboynuzotu tohumu ile yapılan lapanın yerine geçer.
* Kudretnarı yağı günde 2 defa çıbanların