Adet kanaması olan günlerde cinsel birleşme sonucu cinsel organlarda çok kolay iltihaplar oluşabilmektedir. Adet kanının etkisiyle adetli günlerde döl yolunun normal ortamında dışarıdan gelecek mikroplara karşı bir zayıflık oluşur. Vajina florası denen fizyolojik ortamında koruyuculuk özelliği azalır. Mikroplar kolayca döl yolundan, adet nedeniyle genişlemiş olan döl yatağı kanalından geçer, yumurta kanalları ve yumurtalıklara kadar çıkar o bölgenin kötü sonuçlar doğurabilecek iltihaplanmalarına neden olurlar. Bazen kadında yumurta kanalı iltihapları, kanalın tıkanmasına ve bu yüzden kadının kısırlaşmasına neden olur. Bazı araştırmacılara göre kadınlarda bu bölgede kan birikmesi sonucu bazı kadınlarda cinsel birleşme isteği artabilir.
Sağlık açısından adet kanaması süresince cinsel birleşmede bulunmak uygun değildir. Fakat bazı çiftler dini gelenek ve tıbbi önerilere uymayarak kadın adetliyken cinsel birleşmede bulunurlar. Kadın adetliyken cinsel birleşmede bulunmak isteyen çiftler, cinsel birleşmeden önce, en azından cinsel organlarını ve ellerini iyice yıkamalıdırlar. Böylece mikrop kapma olanağı azalmış olacaktır. İltihapların önlenmesi için erkeğin prezervatif kullanması yerinde olur. Adet sırasında cinsel birleşmede penisin döl yolunun derinlerine giremeyeceği cinsel birleşme pozisyonları önerilir. Örneğin yan veya arkadan yaklaşıp döl yoluna girilen pozisyonlar seçilmelidir.
Son yapılan araştırmalara göre adetli günlerde AİDS virüsü HlV’in çok kolay bir şekilde bulaştığı saptanmıştır. Bu ölümcül hastalığa karşı tedavi ve aşının hâlâ bulunmamış olması özellikle evlilik dışı genel kadınlarla cinsel birleşmede mutlaka koruyucu önlem olarak prezervatif kullanılmasını gerektirmektedir. Pek çok genel kadın adet süresince, erkek adetli olduğunu farketmesin diye döl yolunun dibine ufak sünger parçaları yerleştirmektedirler. Fakat döl yatağı ağzı açık olduğundan, AİDS virüsü bu şekilde hem AIDS’Iİ bir erkekten kadına, hem de AIDS’Iİ bir kadından erkeğe kolayca bulaşabilmektedir.



